Acar damat
Arasında ırmak geçen iki köyün insanları birbirlerini pek sevmezlermiş.Gün olmuş, öbür yakadan bir köylü beri yakadan Kezban ile evlenmiş.
Evlilik ilk günlerinde, yeni damat sabah erkenden ırmağa girer gusül abdesti alır ve sonra beri yakaya dönerek;
-Kesban bana yetmiyor, yokmu vereceginiz başka bir gelin daha.Diye avazı çıktıgı kadar bagırıyormuş.
Her gün aynı görüntü ve bagrıltıyla muhatap olan beri yakanın köylüleri bundan çok rahatsız olmuşlar ve çare aramaya başlamışlar.Köy kahvesinde derin derin düşünürlerken, akıllı adamlardan biri “Buldum”der.
Yarın, hep birlikte ırmak kenarına gidiyoruz, ben ona yapacagımı biliyorum.Sabah erkenden köylüler topluca ırmak kenarına gider.Biraz sonra karşı köylü yeni damat gelir.
Köylüleri görünce biraz daha afili, havalı bir şekilde önce kültürfizik yapar, sonra suya girer, boy abdestini alır ve avazı çıktıgı kadar bagırır;
-Heyy. karşı köylüler, kayınçolar, Kesban bana yetmiyor, yok mu başka gelin.
Beri köyün sözcüsü bir kaç adım öne çıkar ve avaz avaz bağırır;
-Haydi ordan ulennn.Kezban bütün köye yetiyordu, sanamı yetmeyecek.
O günden sonra acar damadı ırmak boyunda gören olmamış..
Bu yazı toplamda 6438, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
